Oksijen yetersizliği: azot, argon ve diğer inert gazların tehlikeleri
Özet
Azot, argon, helyum ve karbondioksit oksijeni yerinden ederek, koku ve uyarı olmadan öldürür; saf inert gazdan bir iki nefes bayılmaya yetebilir. Fizyoloji, oksijen alarm seviyeleri, sıvı azot ve süpürme gibi kaynaklar, oda hesapları ve izleme.
Oksijen yetersizliği, başka bir gazın havanın bir kısmını yerinden etmesiyle oksijen konsantrasyonunun normal değer olan hacimce %20,9'un altına düşmesidir. Azot, argon ve helyum gibi inert gazlar ile karbondioksit renksiz ve kokusuzdur ve hiçbir uyarı vermez: yaklaşık %10 oksijenin altında insanlar hareket etme yeteneğini ve bilincini kaybeder; saf inert gazdan bir iki nefes bayılmaya yetebilir. ABD OSHA, oksijeni %19,5'in altında olan ortamı oksijeni yetersiz ortam olarak tanımlar; korunma ise her yerde aynıdır: kaynakları kontrol altına almak, havalandırmak, çalışır durumda bir monitörle oksijeni ölçmek ve solunum cihazı olmadan asla içeri girmemek ve kurtarma yapmamak.
Bu yazı inert gazların neden uyarı vermeden öldürdüğünü, her oksijen seviyesinin vücut üzerindeki etkisini, gazın nereden geldiğini (sıvı azot, süpürme, kaynak, gazlı söndürme), bir salımdan sonra oksijen seviyesinin nasıl tahmin edileceğini ve oksijen monitörlerinin nasıl seçileceğini, yerleştirileceğini ve ayarlanacağını açıklar.
Temel noktalar
- Temiz hava %20,9 oksijen içerir. ABD OSHA %19,5'in altını oksijeni yetersiz, %23,5'in üstünü oksijence zenginleşmiş kabul eder; endüstriyel gaz birliklerinin kılavuzları %18'in altını tehlikeli, %10'un altında boğulma (asfiksi) sonucu ölümü neredeyse kesin olarak tanımlar.
- İnert gazlar uyarı vermez: kokusuzdurlar ve solunmaları nefes darlığına yol açmaz, çünkü kandaki karbondioksiti de dışarı taşırlar ve solunum refleksi tetiklenmez.
- ABD Kimyasal Güvenlik Kurulu (CSB), 1992 ile 2002 arasında ABD işyerlerinde yaşanan 85 olayda azotla boğulma sonucu 80 ölüm ve 50 yaralanma saymıştır; bunların çoğu kapalı alanların içinde veya yakınında meydana gelmiş, ölümlerin yaklaşık %10'unu kurtarmaya çalışanlar oluşturmuştur.
- Bir litre sıvı azot yaklaşık 700 litre gaz üretir (kaynaklar 694 ile 696 arasında değer verir); sıvı argon yaklaşık 847, sıvı helyum yaklaşık 757 litre. Küçük bir dewar kabı bir odayı ölümcül hale getirebilir.
- Gaz dedektörlerine ilişkin IEC kılavuzu (IEC 60079-29-2, 2007 tarihli birinci baskı) tipik oksijen yetersizliği alarmlarını %19,0 ile %19,5 arasında verir ve %19,5'e düşüşün zaten başlangıçtaki oksijenin %7'sinin kaybı, yani havanın yaklaşık %7'sinin başka bir şeyle yer değiştirmesi anlamına geldiği konusunda uyarır.
- Oksijen monitörü bir karbondioksit veya toksik gaz dedektörü değildir. Karbondioksit, oksijen okumasını neredeyse hiç değiştirmeyen konsantrasyonlarda toksiktir.
- Oksijen sensörleri gazın toplandığı yerlere konmalıdır: argon, karbondioksit ve kriyojenik sıvılardan çıkan soğuk buhar için alçağa, helyum için yükseğe, salım noktasına yakın ve alarmları insanlar içeri girmeden görülebilecek şekilde.
İnert gaz neden uyarı vermeden öldürür
Vücudun fark ettikleri ve fark etmedikleri
Nefes alma dürtüsünü oksijen eksikliği değil, esas olarak kandaki karbondioksit seviyesi yönetir. Bir kişi nefesini tuttuğunda karbondioksit birikir ve oluşan rahatsızlık bir sonraki nefesi zorunlu kılar. Bir kişi azot veya argon soluduğunda ise tersi olur: gaz karbondioksiti akciğerlerden normal şekilde dışarı taşır, bu yüzden boğulma hissi oluşmaz. Birleşik Krallık HSE'nin kaynak gazlarına ilişkin kılavuzu, kazazedeyi uyaracak nefes darlığı hissinin pek olmadığını ve oksijensiz bir atmosferin solunmasının saniyeler içinde bilinç kaybına yol açtığını belirtir. ABD Kimyasal Güvenlik Kurulu (CSB), bilinç kaybının yalnızca bir iki nefesten sonra gelebileceğini belirtir.
Ara seviyelerde ilk etkiler beyinde görülür: muhakeme, koordinasyon ve dikkat bozulur; kazazede alarma geçmek yerine yorgun, şaşkın veya öforik hissedebilir. Bir şeylerin ters gittiğini fark eden kişi, neyin ters gittiğini anlayacak veya bir merdivene tırmanacak durumda olmayabilir.
Oksijen seviyesine göre etkiler
Aşağıdaki değerler, ABD Basınçlı Gaz Birliği'nin (Compressed Gas Association) listelediği ve CSB'nin aktardığı etkilerdir. Kişisel hassasiyet sağlık durumuna, efora ve rakıma göre değiştiğinden bu değerler güvenli bir sınır olarak değil, bir örnek olarak kullanılmalıdır.
| Oksijen (% hacim) | Bildirilen etkiler |
|---|---|
| 20,9 | Normal |
| 19,0 | Bazı olumsuz fizyolojik etkiler, fark edilmez |
| 16,0 | Nabız ve solunum hızında artış, düşünme ve dikkatte bozulma, koordinasyonda azalma |
| 14,0 | Eforla anormal yorgunluk, duygusal bozulma, hatalı koordinasyon, zayıf muhakeme |
| 12,5 | Çok zayıf muhakeme ve koordinasyon, kalpte kalıcı hasara yol açabilecek solunum bozukluğu, bulantı ve kusma |
| 10'un altı | Hareket edememe, bilinç kaybı, kasılmalar, ölüm |
CSB ayrıca %4 ile %6 oksijende bir kazazedenin 40 saniyeden kısa sürede komaya girebileceğini ekler. Endüstriyel gaz birliklerinin kılavuzları akılda tutması kolay üç eşik verir: %18'in altında durum tehlikelidir, %10'un altında boğulma sonucu ölüm neredeyse kesindir ve %6'nın altında bilinç kaybı anında gerçekleşir.
Oksijen yüzdesi ve rakım
Vücut için önemli olan, yüzde ile atmosfer basıncının çarpımı olan oksijen kısmi basıncıdır. Yüksek rakımda hava yine %20,9 oksijen içerir, ancak her nefeste daha az oksijen alınır. Gaz dedektörlerine ilişkin IEC kılavuzu (bu yazıda aktarılan IEC değerlerinin kaynağı olan IEC 60079-29-2 birinci baskısı) bunu şöyle somutlaştırır: %19,5 oksijen solumak, fizyolojik olarak yaklaşık 650 m daha yüksekte çalışmaya benzer. Bu nedenle %19,5'lik bir okuma, dinlenme halindeki sağlıklı bir kişi için hemen tehlikeli değildir; ama aynı nedenle "güvenli" de değildir: asıl sorun havanın geri kalan %7'sidir.
Havanın ne kadarının yerini gaz aldı?
Oksijen okuması, havanın ne kadarının yerinden edildiğini gösterir. Oksijen %20,9 yerine %C okuyorsa, havanın başka gazlarla yer değiştiren oranı (20,9 - C) / 20,9'dur.
| Oksijen okuması | Başka gazla yer değiştiren hava | Diğer gazın ppm karşılığı |
|---|---|---|
| %20,8 | yaklaşık %0,5 | yaklaşık 5.000 ppm |
| %20,4 | yaklaşık %2,4 | yaklaşık 24.000 ppm |
| %19,5 | yaklaşık %6,7 | yaklaşık 67.000 ppm |
| %18,0 | yaklaşık %14 | yaklaşık 140.000 ppm |
Yer değiştiren gaz azotsa bu durum yalnızca boğulma açısından önem taşır. Başka bir gazsa, oksijen okuması anormal görünmeden çok önce asıl tehlike genellikle o gazdır. IEC kılavuzu, karbondioksitin varlığını göstermesi için oksijen dedektörlerine güvenilmemesi gerektiği konusunda uyarır; Birleşik Krallık'ta karbondioksit için işyeri maruziyet sınırları 5.000 ppm (8 saat) ve 15.000 ppm'dir (15 dakika), bu konsantrasyonlar oksijen okumasını yalnızca 0,1 ile 0,3 puan değiştirir. Aynı durum yanıcı gazlar için de geçerlidir: metanın %10 APS'si (alt patlama sınırı, İng. LEL) hacimce %0,44'tür ve oksijen okumasını 0,1'den az değiştirir. Diğer gaz doğrudan ölçülmelidir.
İnert gaz nereden gelir
| Kaynak | Oksijen yetersizliği nasıl oluşur | Tipik yerler |
|---|---|---|
| Sıvı azot, sıvı argon, sıvı helyum | Buharlaşma, dökülme, emniyet ventillerinden tahliye, dewar kaplarının doldurulması; sıvının litresi başına yaklaşık 700 ile 850 litre gaz | Laboratuvarlar, hastaneler ve biyobankalar, gıda dondurma, kriyojenik depolama odaları, MR ve NMR odaları (helyum) |
| Azotla süpürme ve inertleme | Kapları, reaktörleri, boru hatlarını ve tankları süpürmek veya örtülemek için kullanılan azot; açıklıklardan dışarı akar ve ekipmanın içinde kalır | Proses tesisleri, rafineriler, bakım duruşları, tank temizliği |
| Kaynak ve kesme gazları | Argon, helyum, azot ve karbondioksit koruyucu ve süpürme gazları imalatların, tankların ve boruların içinde toplanır | İmalat atölyeleri, süpürme bariyerleriyle boru kaynağı, gemi inşası |
| Gazlı yangın söndürme | İnert gaz veya karbondioksit sistemlerinin korunan odalara boşalması | Sunucu odaları, elektrik odaları, türbin muhafazaları |
| Proseslerden gelen karbondioksit | Fermantasyon, kuru buz, içecek dağıtım sistemleri | Bira fabrikaları, şarap imalathaneleri, mahzenler, soğuk hava depoları |
| Azot jeneratörleri ve besleme hatları | Sızdıran bağlantılar, azot hattının solunum havası veya basınçlı havayla karıştırılması | Azot şebekesi olan her tesis |
Olay raporlarında iki örüntü yaygındır. Birincisi azotun hava sanılmasıdır: CSB, incelediği 85 olayın 12'sinde azotun solunum havasıyla karıştırıldığını ve bunların ölümlerin yaklaşık %20'sini oluşturduğunu tespit etmiştir. Solunum havası bağlantıları azot bağlantılarıyla uyumsuz olmalı, hatlar ve tüpler açıkça tanımlanmalıdır.
İkincisi açıklığın dışındaki tehlikedir. 2005 yılında Delaware City, Delaware'deki bir rafineride, azotla süpürülmekte olan bir reaktörün üstündeki 24 inçlik bir açıklığın yakınında çalışan iki taşeron işçi azotla boğularak hayatını kaybetmiş; biri diğerini kurtarmaya çalışırken ölmüştür. CSB çıkardığı dersler arasında, oksijeni yetersiz bir atmosferin yalnızca kapalı alanın içinde değil, açıklığının dışında da bulunabileceğini ve süpürme sırasında her geçici açıklıkta bariyer, uyarı ve erişim kontrolü gerektiğini vurgulamıştır. Birleşik Krallık HSE, işçilerin kapalı alana yalnızca başlarını ve omuzlarını soktukları durumlarda da kazalar yaşandığını belirtir.
Gaz nereye gider
Oksijeni yetersiz atmosferin nerede oluşacağını gaz yoğunluğu belirler (bkz. buhar yoğunluğu):
- Argon (bağıl yoğunluk 1,38) ve karbondioksit (1,52) havadan ağırdır; zemin seviyesinde, çukurlarda, kanallarda, bodrumlarda ve kapların dibinde toplanır.
- Azot (0,967), aynı sıcaklıkta havayla neredeyse aynı yoğunluğa sahiptir ve kolayca karışır. Ancak kriyojenik sıvıdan gelen azot başlangıçta soğuk ve yoğundur; ısınmadan önce zemin boyunca ve çukurlara doğru akar.
- Helyum (0,138) yükselir, tavanların altında ve çatı boşluklarında toplanır; bir MR odasındaki mıknatıs söndürmesi (quench) kısa sürede büyük bir hacim açığa çıkarır.
Birleşik Krallık HSE, hava hareketi katmanları bozabileceğinden gazların çökeceğine veya yükseleceğine güvenilmemesini ve özellikle yoğun bir gazın bulunabileceği en derin bölgeler olmak üzere hacmin tamamının test edilmesini önerir.
Çözümlü örnek: küçük bir odada sıvı azot
Bir laboratuvar deposu 5 m x 4 m x 3 m boyutlarındadır, hacmi 60 m³'tür ve mekanik havalandırması yoktur. İçinde 50 litrelik bir sıvı azot dewar kabı bulunmaktadır. Dewar kabı vakumunu kaybederse veya devrilirse ve sıvı buharlaşırsa ne olur?
Basit ve yaygın kullanılan bir tahmin, havalandırma olmadığında açığa çıkan gazın odadan eşit hacimde havayı dışarı ittiğini varsayar:
O2 (%) = 20,9 x (V_oda - V_gaz) / V_oda
Sıvının litresi başına yaklaşık 0,7 m³ azot gazı ile:
| Buharlaşan sıvı | Azot gazı | Odadaki ortalama oksijen |
|---|---|---|
| 5 litre | 3,5 m³ | %19,7 |
| 10 litre | 7 m³ | %18,5 |
| 20 litre | 14 m³ | %16,0 |
| 50 litre (dewar kabının tamamı) | 35 m³ | %8,7 |
Dolu bir dewar kabı oda ortalamasını %10'un altına, ölümün muhtemel olduğu aralığa indirir. Daha da kötüsü, gaz soğuktur ve önce zemin seviyesinde toplanır; bu yüzden eğilen veya içine düşen bir kişi ortalamadan daha düşük bir konsantrasyonla karşılaşır. Küçük bir dökülme olan 6 litre bile bu boyuttaki kapalı bir odayı tipik %19,5 alarm seviyesine getirir.
Bu hesap bir tasarım değil, bir ön değerlendirme aracıdır. Gerçek odalar sızdırır ve havalanır, karışma anlık değildir ve buharlaşma zaman alır. Ancak basit tahmin yaklaşık %19,5'ten düşük bir değer veriyorsa, odanın salıma göre boyutlandırılmış havalandırmaya, sabit oksijen izlemeye veya daha az sıvı miktarına ihtiyacı vardır ve ardından kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır.
Oksijen izleme
Alarm seviyeleri
Uluslararası tek bir ayar noktası yoktur, ancak kılavuzlar aynı yönü gösterir:
| Referans | Değer | Anlamı |
|---|---|---|
| Temiz hava | %20,9 | Normal; Birleşik Krallık HSE bu değerden her türlü sapmanın araştırılmasını ister |
| IEC kılavuzu (IEC 60079-29-2, 2007 tarihli birinci baskı) | %19,0 ile %19,5 | Tipik yetersizlik alarmı aralığı |
| ABD OSHA | %19,5'in altı | Oksijeni yetersiz atmosfer |
| Endüstriyel gaz birliklerinin kılavuzları | %18'in altı | Durum tehlikeli |
| ABD OSHA | %23,5'in üstü | Oksijence zenginleşmiş atmosfer |
Tesis prosedürleri farklılık gösterir. Bazıları %19,5'te tek bir düşük alarm ve hemen tahliye uygular (bazı üniversitelerin kriyojen prosedürlerinde olduğu gibi), bazıları %18'in altında erişimi engeller; iki kademeli düzenler ise erken uyarıyı daha düşük bir tahliye ve giriş yasağı seviyesiyle birleştirir. Zenginleşmenin mümkün olduğu her yerde, örneğin sıvı oksijen veya oksijen besleme sistemlerinin yakınında, yüksek alarm da gerekir, çünkü zenginleşme yangın riskini büyük ölçüde artırır (bkz. oksijen konsantrasyonu, zenginleşme ve inertleme). IEC kılavuzu, %19,5'lik bir alarmın ancak havanın yaklaşık %7'si yer değiştirdikten sonra devreye girdiğini ve bazı durumlarda tek başına yeterli koruma sağlamayabileceğini belirtir. Alarm seviyelerinin genel olarak belirlenmesi için bkz. gaz dedektörü alarm seviyelerinin belirlenmesi.
Sabit ve kişisel monitörler
- Sabit oksijen monitörleri kriyojenik sıvı bulunan odaları, gaz tüpü depolarını, MR odalarını, söndürme sistemiyle korunan odaları, analizör kabinlerini ve azot jeneratörü odalarını korur. Alarm odanın içinde sesli ve ışıklı olmalı ve kapının dışından da görülebilmelidir; böylece kimse oksijeni yetersiz bir atmosfere girmez. Alarmın emiş havalandırmasını başlatacak şekilde bağlanması iyi bir uygulamadır.
- Kişisel monitörler alanlar arasında hareket eden, kapalı alanlara giren veya süpürülen ekipmanın yakınında çalışan kişileri korur. Kapalı alanlarda ilk okunan kanal oksijen kanalıdır (bkz. portatif gaz dedektörleri ve kapalı alana giriş).
- Konum: gazı takip edin. Argon, karbondioksit ve kriyojenik azot için alçak sensörler; helyum için yüksek sensörler; muhtemel salım noktasının yakını (dewar dolum noktası, süpürme tahliyesi, tüp manifoldu) ve insanların çalıştığı solunum bölgesi.
Sensör teknolojisi ve sınırları
Portatif oksijen monitörlerinin çoğu ve sabit monitörlerin birçoğu elektrokimyasal oksijen hücreleri kullanır; proses ve analizör uygulamalarında paramanyetik analizörler yaygındır. IEC kılavuzu, inert gazlarla yapılan çalışmalarda önem taşıyan birkaç sınıra dikkat çeker:
- Sınırlı ömür. Elektrokimyasal oksijen hücreleri kullanımla tükenir; IEC kılavuzuna göre elverişli koşullarda tipik ömür iki yılı aşabilir ve hassasiyet yaşla birlikte düşer. Hücreler gazla kontrol edilmeli ve üreticinin belirttiği şekilde değiştirilmelidir.
- Basınç ve rakım. Bazı oksijen sensörleri basınca tepki verir; bazı elektrokimyasal tiplerde hassasiyet atmosfer basıncıyla orantılıdır. Okuma, kullanımdan önce ve önemli bir rakım değişikliğinden sonra temiz havada kontrol edilmelidir.
- Soğuk ve yoğuşma. Düşük sıcaklık ve düşük nem elektrokimyasal tepkiyi yavaşlatır. Soğuk bir cihaz sıcak ve nemli havaya taşındığında (örneğin soğuk hava deposundan çıkarken), sensör membranında yoğuşan su ani ve yanlış bir düşük okumaya yol açabilir; IEC kılavuzu birkaç dakika içinde düzelen %16 veya daha düşük değerlere inen düşüşlerden söz eder. Her iki etki de kriyojenik sıvıların ve soğuk odaların çevresinde önemlidir.
- Karbondioksit girişimi. Bazı oksijen sensörleri yüksek karbondioksit ortamında küçük bir yukarı yönlü sinyal verir; bu da oksijen okumasını olduğundan daha iyi gösterir.
Bump testi ve kalibrasyon diğer gaz dedektörleriyle aynı ilkeleri izler: %20,9 noktası için temiz hava, düşük alarmı doğrulamak için sertifikalı düşük oksijenli test gazı (veya üreticinin izin verdiği durumlarda sıfır için azot). Bkz. gaz dedektörü kalibrasyonu ve bump testi.
Oksijen yetersizliği olaylarının önlenmesi
- Envanteri bilin. Her inert gaz ve karbondioksit kaynağını, gerçekçi en büyük salımı ve bu salımın ulaşabileceği odaları ve alanları listeleyin.
- Azaltın ve havalandırın. Kriyojenik sıvıları ve tüpleri iyi havalandırılan alanlarda tutun; dewar kaplarını açık havada veya bu iş için tasarlanmış odalarda doldurun; tahliyeleri ve emniyet ventillerini borularla dışarıda güvenli bir yere yönlendirin.
- İzleyin. Ön değerlendirme hesabının gerçekçi bir risk gösterdiği yerlerde sabit oksijen izleme; süpürme işlemlerinin yakınında ve kapalı alanlarda çalışanlar için kişisel monitörler.
- Erişimi kontrol edin. Süpürülen ekipmanın açıklıklarını bariyerle çevirin ve işaretleyin; açıklığın etrafındaki alanı tehlikeli kabul edin. Girişten önce çalışma izni sistemi ve gaz ölçümü uygulayın.
- Azotu solunum havasından ayırın. Uyumsuz bağlantılar, renk kodlaması ve etiketleme kullanın; azotu asla el aletlerini çalıştırmak veya bir alanı havalandırmak için kullanmayın.
- Kurtarmayı planlayın. Oksijeni yetersiz bir atmosferde yere yığılan bir çalışma arkadaşının solunum cihazı olmadan kurtarılmaya çalışılmaması gerektiğini çalışanlara öğretin. Birleşik Krallık HSE, kaza geçmişinin, kurtarmaya çalışanların kendileri de zor duruma düştüğü için çoğu zaman birden fazla çalışanın etkilendiğini gösterdiğini belirtir.
- Asla oksijenle "iyileştirmeyin". Oksijeni yetersiz bir atmosferi düzeltmek için oksijen eklemek zenginleşmeye ve yangın riskine yol açar; Birleşik Krallık HSE kılavuzunun vurguladığı gibi bunun yerine hava ile havalandırın.
Sık yapılan hatalar ve yanlış kanılar
- "Azot zararsızdır, havanın %78'i azottur." Azot yalnızca havanın bir parçası olarak zararsızdır. Oksijensiz solunduğunda bir iki nefeste bayılmaya yol açar.
- "Fark ederim." Koku yoktur, nefes darlığı yoktur ve ilk etki muhakemenin bozulmasıdır. Duyulara değil, monitörlere güvenin.
- "Tehlike yalnızca kabın içindedir." Süpürme gazı açıklıklardan dışarı akar. Yalnızca başı ve omuzları içerideyken veya bir açıklığın yanındayken hayatını kaybeden işçiler olmuştur.
- "Oksijen monitörü beni karbondioksite karşı uyarır." Karbondioksit, oksijen okuması belirgin şekilde değişmeden çok önce maruziyet sınırlarına ulaşır. Karbondioksit bulunan yerlerde karbondioksit dedektörü kullanın.
- Oksijen sensörünü yanlış yüksekliğe yerleştirmek. Tavan yüksekliğindeki bir sensör zemindeki argona karşı uyarmaz, zemindeki bir sensör de tavanın altındaki helyumu görmez.
- Kurtarmak için koşarak içeri girmek. Birleşik Krallık HSE, birden fazla çalışanın etkilendiği durumların esas olarak kurtarmaya çalışanların kendilerinin de zor duruma düşmesinden kaynaklandığını belirtir. Alarm verin ve solunum cihazlı ekibi bekleyin.
Sık sorulan sorular
Oksijen monitörü hangi oksijen seviyesinde alarm vermelidir?
IEC kılavuzu tipik yetersizlik alarmını hacimce %19,0 ile %19,5 arasında verir; %19,5 aynı zamanda ABD OSHA'nın oksijeni yetersiz atmosfer tanımıyla örtüşür. Bazı tesisler, endüstriyel gaz birliklerinin kılavuzlarının tehlikeli olarak tanımladığı %18 gibi daha düşük bir değerde ikinci bir tahliye seviyesi ekler. Oksijen zenginleşmesinin mümkün olduğu yerlerde yüksek alarm da gerekir, örneğin ABD OSHA zenginleşme sınırı olan %23,5'te.
Azot atmosferinde ne kadar süre hayatta kalınabilir?
Saf azot veya argonda bir iki nefesten sonra bilinç kaybı, birkaç dakika içinde de ölüm gerçekleşebilir. ABD Kimyasal Güvenlik Kurulu, %4 ile %6 oksijende bir kazazedenin 40 saniyeden kısa sürede komaya girebileceğini bildirir. Oksijeni çok düşük bir atmosferde güvenli bir maruziyet süresi yoktur.
Oksijen yetersizliği neden hissedilmez?
İnert gazların kokusu yoktur ve solunum refleksini oksijen eksikliği değil, esas olarak kandaki karbondioksit yönetir. Azot veya argon solumak karbondioksiti normal şekilde uzaklaştırdığından boğulma hissi oluşmaz. İlk belirtiler muhakeme ve koordinasyon bozukluğudur ve bunlar insanların tehlikeyi fark etmesini engeller.
Sıvı azot ne kadar gaz üretir?
Atmosfer basıncında sıvının litresi başına yaklaşık 700 litre gaz (kaynaklar 694 ile 696 arasında değer verir). Sıvı argon litre başına yaklaşık 847, sıvı helyum yaklaşık 757 litre gaz üretir. Kapalı 60 m³'lük bir odada buharlaşan 50 litrelik bir dewar kabı, ortalama oksijen konsantrasyonunu %10'un altına düşürebilir.
Oksijen sensörü nereye monte edilmelidir?
Gazın toplandığı ve insanların bulunduğu yerlere: argon, karbondioksit ve kriyojenik sıvılardan gelen soğuk azot için alçağa, helyum için yükseğe, muhtemel salım noktasının yakınına ve çalışma alanının solunum bölgesine. Alarm odanın içinde ve girişin dışında görülebilmeli ve duyulabilmelidir; böylece alarm sırasında kimse içeri girmez.
excodex'te ilgili yazılar
- Oksijen konsantrasyonu, zenginleşme ve inertleme
- Portatif gaz dedektörleri ve kapalı alana giriş
- Buhar yoğunluğu: hangi gazlar yükselir, hangileri çöker ve bu neden önemlidir
- Yanıcı ve toksik gazlar için gaz dedektörü alarm seviyelerinin belirlenmesi
- Sabit gaz algılama sistemleri: tasarım ilkeleri
- Gaz kütüphanesi: azot, argon, helyum, karbondioksit, oksijen; standart sayfası IEC 60079-29-2; sorular için forum
Standartlar ve ek kaynaklar
- IEC 60079-29-2:2015, Patlayıcı ortamlar, gaz dedektörleri: yanıcı gaz ve oksijen dedektörlerinin seçimi, montajı, kullanımı ve bakımı: https://webstore.iec.ch/en/publication/21961
- IS/IEC 60079-29-2:2007, aynı kılavuzun Hindistan'da kabul edilen ve kamuya açık birinci baskısı (oksijen alarm seviyeleri ve sensör sınırlamaları; bu yazıda aktarılan IEC değerleri bu baskıdan alınmıştır, gerçek bir projede güncel baskı kontrol edilmelidir): https://law.resource.org/pub/in/bis/S05/is.iec.60079.29.2.2007.pdf; IEC web mağazası (güncel baskı, IEC 60079-29-2:2015): webstore.iec.ch
- ABD Kimyasal Güvenlik Kurulu, Güvenlik Bülteni: Azotla boğulma tehlikeleri (2003): https://www.csb.gov/assets/1/20/sb-nitrogen-6-11-03.pdf
- Birleşik Krallık HSE, EIS45 Kaynak ve benzeri proseslerde boğulma tehlikeleri (2014): https://www.hse.gov.uk/PUBNS/eis45.pdf
- Birleşik Krallık HSE, İşyeri maruziyet sınırları dahil karbondioksitin genel tehlikeleri: https://www.hse.gov.uk/carboncapture/carbondioxide.htm
- Asya Endüstriyel Gazlar Birliği, AIGA 008/04 İnert gazların tehlikeleri (EIGA Doc 44'ten uyarlanmıştır): https://asiaiga.org/uploaded_docs/AIGA%20008_04_Hazards%20of%20Inert%20Gases%20.pdf
- ABD OSHA, 29 CFR 1910.146, İzin gerektiren kapalı alanlar (oksijeni yetersiz ve oksijence zenginleşmiş atmosfer tanımları): https://www.osha.gov/laws-regs/regulations/standardnumber/1910/1910.146
Bu yazı excodex editör ekibinin hazırladığı genel teknik bilgidir. Geçerli standartların, ekipman sertifikalarının ve talimatlarının, ulusal mevzuatın veya yetkin bir kişinin değerlendirmesinin yerini tutmaz.